İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Yönetim Yapısı
Bir organizasyonun her yerinde risk yönetiminin uygulanması, her seviyesinde riskleri yönetecek programların tesis edilmesi gerekmektedir. Organizasyon içinde, iş sağlığı ve güvenliği riskleri ile diğer risklerin karşılıklı etkileştiği ve yönetildiği bu yol göz önüne alınmalıdır. Herhangi bir büyüklükte, sanayide veya sektörde faaliyet gösteren kuruluşların, etkili bir şekilde risklerini yöneterek iş hedeflerinin gerçekleştirilmesine yardımcı olur. Kuruluşlar tarafından kullanılabilir ortak bir dille yazılmış bu model ile yararlı, tutarlı, tekrarlanabilir ve doğru risk yönetim planlarının yapılması ve uygulanması sağlanır. Risk yönetimi, şirketin tüm süreçlerine ait faaliyetlerinin, şirketin bütün yönetimi, strateji ve planlaması, idari raporlama süreci, politikaları, değerleri ve kültürüyle bütünleştirilmesiyle bir çerçeve geliştirmesini, bu çerçeveyi yürürlüğe koyup sürekli olarak ilerletmesini tavsiye etmektedir.
Risk yönetimi, bütün kuruluşa, kuruluşun birçok alanına, herhangi bir zamanda uygulanabilir, ayrıca belirli fonksiyon, proje ve aktivitelere de uygulanabilir. Risk yönetimi uygulaması zamanla, çeşitli ihtiyaçları karşılamak amacıyla birçok sektörde geliştirilse de kapsamlı bir çerçeve içerisinde uygun süreçlerin benimsenmesi, riskin bütün kuruluş içerisinde etkili, verimli ve bağlantılı bir şekilde yönetilmesini sağlamaya yardım eder. Genel olarak bir iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemine uygunluk için şu unsurlar gerekir: İş Sağlığı ve Güvenliği Politikası, Planlama, Uygulama ve Operasyon, Kontroller ve Kusur Giderici Eylemler, Yönetimce Gözden Geçirme ve Sürekli Geliştirme. Örneğin, birçok kalite yönetim sisteminde olduğu gibi iş sağlığı ve güvenliği yönetim elemanları şu anlamda tanımlanır:
- Politika ve taahhüt
- Planlama
- Uygulama
- Ölçme ve değerlendirme
- Gözlemleme ve gözden geçirme
Politikanın ve programların uygulanması ve iletişimi için yöntemler gereklidir.
Risk yönetiminin ilkeleri;
- Sürekli gelişim ve değer yaratmalı ve korumalı
- İş süreçlerinin bir parçası olmalı
- Karar alma mekanizmasının bir parçası olmalı
- Bilinmezliği bilinir hâle getirmeli
- Sistematik ve planlı yapılmalı
- Eldeki bilgiye dayanmalı
- Organizasyona uyarlanmalı
- İnsan ve kültür faktörünü dikkate almalı
- Açık ve kapsamlı olmalı
- Dinamik, sürekli gözden geçirilen ve değişime açık olmalı
- Sürekli gelişimi kolaylaştırmalıdır.
Risk yönetim sistemi standardında tanımlanan genel yaklaşım, herhangi bir riski sistematik, net ve güvenilir bir biçimde, herhangi bir kapsam ve bağlamda yönetmek için ilkeler ve ana esaslar sağlar. Her bir sektör veya risk yönetimi uygulaması, bireysel ihtiyaçları, hedef kitleleri, algıları ve kriterleri de beraberinde getirir. Bu yüzden Risk Yönetim Sistemi Standardının ana özelliği, “Bağlamı (ilişkiyi) oluşturmayı, genel risk yönetim sürecinin başlangıcında bir etkinlik olarak dâhil etmektir. Bağlamı oluşturmak, kuruluşun hedeflerini, bu hedefleri yürüteceği ortamı, hissedarlarını ve risk kriterlerinin çeşitliliğini gösterecektir ve bütün bunlar risklerin yapısını ve karmaşıklığını ortaya çıkarmaya ve değerlendirmeye yardımcı olacaktır.
Yetki ve Sorumluluklar
Organizasyonda, tüm süreçlerde ve süreç yönetiminde yasal ve/veya yönetim sistemleri beraberinde olabilir. Buna rağmen iş içinde iş sağlığı ve güvenliği risk yönetimini etkileyen işlerle uğraşan personelin, yetkileri, sorumlulukları ve otoriteleri ile karşılıklı ilişkileri tanımlanmalı ve görev tanımları oluşturulmalıdır. Organizasyon sorumluluğu, süreç içindeki faaliyet rol ve sorumluluklarına göre değişiklik gösterse de amaçları, işletmedeki aksaklığa çözüm üretebilecek şekilde tanımlanması ve desteklenmesi gerekmektedir. Organizasyon içinde yer alan tüm bireylerin yetki ve rol sorumluluklarının belirlenmesi gerekmektedir. Organizasyonda yer alan serbestliğe ve otoriteye ihtiyaç duyan kişilerin özellikle yetkileri, sorumlulukları ve otoriteleri tanımlanmalı ve dokümante edilmelidir. Organizasyonda görevli olan her kişi sorumlulukları dâhilinde faaliyetlerinde önemli politikayı benimsemesi gerekmektedir. Amaç, kişisel sorumlukların yerine getirilmesi, aksaklığın çözüm sürecine kavuşturulması en önemlisi de çalışanların ve işletmenin zarara ve kesintiye uğramasının engellenmesi gereğidir. Tepe yönetim eğer, yönetimi altındaki kişilere yetki ve sorumluluğu verip sonradan bu yetkileri kısıtlayıcı ve engelleyici durumu yaratır ise, yetki kargaşasını beraberinde getirecek ve başarısız bir yönetim organizasyonunu yaratacaktır.Bakıldığında önemli olan durumun, yetkilerin tanımlanması, sorumlulukların sınırlarının belirlenmesi ve onay mekanizmasının oluşturulması gereğini gündeme getirmek olduğu görülmektedir. Risk yönetimi, yapısı gereği yazılı normlar üzerinden ilerlenmesi, yazılı talimatlar kapsamında görev tanımları ve talimatlar üzerinden atamaların yapılmasını bizlere göstermektedir.
Yöntem
Riskler hedeflerle ilgili olmalıdır. Riskler ancak hedeflerle ilişkilendirilerek değerlenebilir ve öncelik sırasına göre düzenlenebilir. İş hedefleri üzerinde etkisi olacak her zaman görünür olmayabilen sosyal riski açıklanırken dikkatli olunmalıdır. Bir risk tanımlanırken tanımlanan risk kurumun birden fazla hedefiyle ilgili olabilir, riskin potansiyel etkisi farklı hedeflerle ilişkili olarak değişebilir, riski yönlendirmenin en iyi yolu farklı hedeflerle ilişkili olarak değişebilir (buna rağmen birden fazla hedefle bağlantısı olan bir riski tek bir muamelenin uygun biçimde yönlendirmesi de mümkündür). Riskler tespit edilirken; riskin kendisi gibi ortaya çıkabilecek etkilerin tespitinden kaçınmaya ve hedefleri etkilemeyen risklerin tespitinden kaçınmaya dikkat edilmelidir; basitçe hedeflerin tersi olan, açıklaması bulunan riskleri tanımlamaktan kaçınmaya da aynı derecede dikkat edilmelidir. Bir riskin açıklaması, etkinin nedenini ve hedefte oluşabilecek etkiyi (neden ve sonuç) içermelidir. Risk yönetimi; risk tanımlaması, analizi, değerlendirmesi, muamelesi, izlenmesi ve iletişimi çerçevesinin tesisi görevlerine; yönetim politikalarının, prosedürlerinin ve tatbikatlarının uygulanmasıdır. Bakıldığında, potansiyel olarak süreçlerin detayına girilmesi ve aksayan yönlerin değerlendirilerek faaliyetlerin sağlıklı güvenli bir şekilde ilerlemesini, diğer taraftan ise sürdürülebilir bir anlayışın kazanılmasına zemin hazırlayacaktır(AS/NZS 4360). En temel risk yönetim organizasyonu içinde sorumlukların tanımlanması sayesinde, faaliyet tanımından yola çıkarak aksayan yönlerin tamamına etki edecek tehlike tanımları ortaya konmaktadır. Risk yönetimi yönteminin her bir adımı, izlenebilirliği garanti etmek için sonuçlar, veri kaynakları, metotlar ve kabulleri de ihtiva ederek dokümanlaştırılmalıdır. Metot seçimi ile birlikte yazılı prosedürler, talimatlar ve formlar geliştirilerek tüm organizasyon ve çalışanlar tarafından anlaşılır bir yapı da sağlanacaktır.
İletişim ve Danışma
Risk yönetiminde çerçeveyi oluşturan alışılmış yöntemler; riskleri tanımlama, analiz etme, değerlendirme, izleme ve gözden geçirme sistematiği içinde olmalı ve çalışanlar, alt işverenler (belli koşullar taşımalı) ile diğer menfaat gruplarının da danışmanlığını içermelidir. Aslında, tüm tarafları içine alarak görülür olmasını sağlamaya yardımcı olacaktır. İş sağlığı ve güvenliği risk yönetimi ile ilgili olarak bu adım genel olarak kanunlarla zorunlu kılınmıştır.Organizasyonda etkili ve güçlü iletişim kanallarının oluşturulması aslında işletme içinde faaliyetlerin görülür olmasının yanında birçok yakın kazanın engellenmesi ile verimin beraberinde artışına katkı sağlayacaktır. Etkin olarak iletişim ve danışma süreçlerinin daha profesyonel ilerlemesini ve güçlü, sürdürülebilir iş yerinin kazanılmasını sağlayacaktır. Bu durum, hem yasal sorumlulukların farkındalığını geliştirecek olup hem de gözetim borcu ilkesinin de yerine getirilmesini amaçlayacaktır. Çalışanların görüşlerinin alınması, organizasyonda katılımın sağlanarak birçok uygulamada başarıyı artırmıştır. Bir taraftan yasal sorumlulukları şeffaf yönetim anlayışı ile geliştirirken bir taraftan da çalışan bağlılığını arttıracaktır. Çalışan ve diğer üçüncü şahıs ve organizasyonların iletişim ve danışma birliği sağlamaları şu faydaları meydana getirecektir:
- Sağlık, güvenlik ile ilgili bilginin tüm çalışanlar, müteahhitler ve ziyaretçiler ile paylaşılması
- Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği risklerinin ortadan kaldırılması için çözümü konularında, katkı ve görüşlerinin belirtilmesinde imkân verilmesi
- Tüm tarafların içine alınması ve görüşlerinin değerlendirilerek bu görüşlerden faydalanmasını ortaya koyacaktır.
Çalışanlara danışma ise şu durumlarda olmalıdır:
- İş yerinde, iş metodu veya sisteminde, kullanılan maddelerde değişiklik olduğunda
- Sağlık ve emniyet riskleri değerlendirildiğinde
- Riskleri indirgeyen veya elimine eden tedbirler hakkında kararlar verildiğinde
- Risklerin izlenmesi için prosedürlerde değişiklik veya yenileme olduğunda
- Çalışanların refahı için tesisler ile ilgili kararlar verildiğinde
- Danışma prosedürleri hakkında kararlar verildiğinde
- Yeni bilgiler gündeme geldiğinde danışma yapılmalıdır.
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerine bağlı olarak danışma mekanizması, iş sağlığı ve güvenliği kurulları, işçi temsilcileri, işveren, işveren vekilleri aracılığı ile olabilmektedir.
Çerçevenin Belirlenmesi
Çerçevenin belirlenmesi, organizasyonun genel stratejik pozisyonunu göz önüne alarak riskin yönetimi için şartları ayarlar ve organizasyon yönetiminde, risk yönetimini neden kabul ettiğini stratejik bir bakış açısından tanımlar. Riskleri; organizasyonun çerçevesi olan kültür, değerler, iş ihtiyaçları vs. bakımından izleyerek çalışma yeri içinde iş sağlığı ve güvenliği riskinin alt yapısını oluşturur. Menfaat grupları belirlenir, iletişim ve danışma politikaları tanımlanır. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği riskleri, organizasyonun yönetmesi gereken çeşitli risklerden biri olacaktır. İş sağlığı ve güvenliği riskleri ile diğer risk alanları arasındaki bağların tespitine ihtiyaç duyulur. Bu ön adımda bilgiler tanımlanır ve iş sağlığı ve güvenliği risk yönetim programı planlanır.
İzleme Ve Gözden Geçirme
Risk yönetim sistemlerinde işletme içi tüm proseslerin izlenmesi, ölçülmesi için uygun metotların belirlenerek uygulanması, proseslerin planlanan ve istenilen sonuçlara ulaşılabilme yeteneğinin değerlendirilmesi ve sürdürülebilirliğinin kontrol altında tutulmasıdır. Bakıldığında, izleme ve gözden geçirme yönetim sistemleri bakış açısı ile işletme gereği yönetim sisteminin yeterliliğini, uygunluğunu ve etkinliğini denetlemek, sistemde oluşan uygunsuzlukları tespit ederek alınan önlemlerin uygulamalarda etkinliğini takip etmek, insan sağlığı ve güvenliğini tehlikeye atacak durumların ortadan kaldırılmasını sağlamak, üretim sürecinde kullanılacak olan ve son nihai ürünün yaratacağı etkilerin , kontrol ve test metotlarının tanımlanması ve belirlenen kriterlere uygunluğunun kontrol edilmesi için yürütülecek faaliyetleri belirlemektedir. İzleme, bilginin toplanması ve analiz edilip raporlanması faaliyetlerini de içerir. Analizler, risklere en uygun karşılığın verildiğini, risk toleransı sınırlarını aşan tüm risklerin değerlendirme kapsamına alındığını ve kontrollerin riskleri azaltmak için yapildigini doğrulamak için yapılır. İzlemenin sorumluluğu hem yönetime hem de kurumda çalışan herkese aittir. Kurumun tüm bireyleri kurumun risk alanındaki değişiklikleri tespit etmek için iç ve dış ortamdaki tüm gelişmeleri sürekli izlemeli ve gerektiğinde bunu iletmelidirler. Yönetim ise riskler için hesap verilebilirliği gerçekleştirmek, sistemin sahipliğini üstlenmek ve güncellemelerin yapılabilmesini sağlamak için sistemi gözlemlemeli ve periyodik olarak gözden geçirmelidirler Riskin seviyesini etkileyecek muhtemel faktörlerde veya çerçevelerde, örneğin; malzeme, iş yeri, yöntemler veya metotlarda değişiklik olduğu durumlarda, düzenli gözden geçirmelere tabi tutulmalıdır. Denetimler ve iş güvenliği kontrollerinde olduğu gibi aktivitelerin gözden geçirilmesi ve izlenmesi sıklığı ve çeşidi ile ilgili kanuni gereksinimler varsa buna göre uygulama yapılır. Bu uygulamalar iş yerlerince ve işyeri organizasyonu tarafından belirlenen izleme ve ölçme planlamalarına göre takip edilir ve gözden geçirilmesi istenir.
Güçlendirme
İş yeri performansının istenilen seviyelerde olması ve performansını izlemeler sırasında ortaya çıkan uygunsuzlukların daimi takip edilmesi ve proaktif olarak anında giderilmesi, değişen ve gelişen koşullara bağlı olarak zamanında ve doğru şekilde gerçekleştirilmesi ile mümkündür. Sektör açısından önemli bir konu olması gereği, iş yerlerinde fırsat olarak görülen risk ve risk yönetim başlığı farkındalık olarak algılanmaya başlayınca önem kazanmaktadır. Şayet risk ve risk yönetim başlıkları hayati öneme sahip olarak görülmeye başladığında rekabeti güçlendiren, rekabet edilebilir anlayışını ortaya koyan bir kavramı da beraberinde getirecektir. Bir taraftan görülen aksaklıkların çözümü ile işletmenin uğrayacağı zarar önlenecek, diğer taraftan ise performans göstergelerindeki iyileşmeyi beraberinde gösterecektir. Bu durum işyerinin yönetimini güçlendirecek, uğranılacak zararları engelleyecektir. Güçlü bir yönetim, beraberinde rekabet gücünü artıran bir yapıya sahip olacaktır. Bu durum iş yeri performans göstergelerinde, çalışan verimliliğine de önemli katkı sağlayacak olup kendi sektöründe fark yarabilmeyi de beraberinde getirebilecektir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Yönetim Yapısı
Efor OSGB İstanbul; Tecrübeli İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleriyle İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinizde kaliteli ve güvenilir OSGB’dir. Efor OSGB ile Geleceğe GÜVENLE Bakın!
2013 yılından beri İş Sağlığı Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş Ortak Sağlık Güvenlik Birimi olarak hizmet veriyoruz.